2,01
2,43
1,88
1,22
1,48
3,00
3,36
4,39
2,29
1,42
13,48
0,68
0,23
0,27
2,03
0,45
0,19
0,19
16,78
14,85
11,72
14,00
14,30
14,55
14,30
27,00
20,00
3,00
8,60
8,36
9,85
7,06
10,57
15,75
15,43
15,00
14,13
10,00
14,50
14,27
16,78
17,14
22,52
20,30
13,22
15,20
18,97
18,62
28,41
28,49
16,47
15,70
21,68
25,02
26,02
29,83
22,01
25,97
26,87
9,11
23,00
5,65
4,50
5,95
5,00
12,55
8,00
11,00
1957 senesinde İstanbul Ticaret Borsası Başkanlığına seçildim.
Cumhurbaşkanı merhum Celal Bayar'dı. Başbakan Merhum Adnan Menderes idi. Belediye reisi Kemal Aygün Bey'di ve Vali Dr. Fahrettin Kerim Gökay Bey'di. Benim esas karakterim, aradan geçen bu kadar zamandan sonra anlıyorum ki; herkesle iyi geçinmektir.
Merhum Cumhurbaşkanı Celal Bayar'dan, aşağıda salonda resmini göreceğiniz gibi bu günkü Cumhurbaşkanımız muhterem Abdullah Gül Beyefendiden bizzat onur plaketi alacak kadar bütün Cumhurbaşkanlarımıza kendimi sevdirdim.
Merhum Başbakan Adnan Menderes'den, bugünkü Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan Beyefendiye kadar, bütün Başbakanlarımıza kendimi sevdirmişimdir.
O günkü Valimiz, merhum Dr. Fahrettin Kerim Gökay'dan, bugünkü muhterem Valimiz Muammer Güler Beyefendiye kadar kendimi sevdirmişimdir.
O günkü Belediye Başkanı merhum Kemal Aygün'den bugünkü Anakent ve İlçe Belediye Başkanları ile hep iyi münasebetlerimi götürmüşümdür.
O günkü TOBB Başkanı merhum Sırrı Enver Batur'dan, bugünkü Saygıdeğer TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'na kadar hep kendimi sevdirmişimdir.
Yüzotuz sene evvel aile büyüğüm Basmacızade Ferit Bey'in ilk Müslüman Başkan olarak görev yaptığı, İstanbul Ticaret Odasının o günkü Başkanı Sırrı Enver Bey'den bu günkü Saygıdeğer Oda Başkanı Murat Yalçıntaş Bey'e kadar.
O günkü, Sanayi Odası Başkanı Fazıl Zobu'dan, bugünkü saygıdeğer Sanayi Odası Başkanı Tanıl Küçük'e kadar.
O günkü Deniz Ticaret Odası Başkanı Merhum Ziya Kalkavan'dan, bugünkü saygıdeğer Deniz Ticaret Odası Başkanı Metin Kalkavan'a kadar kendimi hep sevdirdim.
O günkü Gazeteciler Cemiyeti Başkanı merhum Burhan Felek Bey'den, bugünkü saygıdeğer Gazeteciler Cemiyeti Başkanı ve üyeleri ile münasebetlerim hep en iyi şekilde olmuştur.
İlk okul arkadaşlarımdan hayatta olanları ararım. Okuduğum İlkokul, Lise ve mezun olduğum Yüksek Ticaret ve bugünkü Marmara Üniversitesini hiç bırakmadım. O okulların talebelerine hep elimden gelen alakayı gösterdim.
Ölen arkadaşlarımın hayatta olan eşleriyle, çocuklarıyla, torunlarıyla alakadar olurum. İş bulmak dahil her türlü işi elimden geldiği kadar yaparım.
Hayatta benim için elimden gelen, gelebilecek hiçbir iyiliği yapmamak diye bir şey olamaz.
Borsa Başkanı seçildiğim 1957 yılında, Sütlüce'deki eski Canlı Hayvan binasını yeniledim. İstanbul'a hayvan getiren köylüler, ahırda hayvanlarının yanında yatarlardı. Onlara yatakhaneler yaptırdım.
Belediye başkanı, belediye mezbahasını Tuzla'ya naklettiğinde, ben de Başbakanımız Turgut Özal beyefendiden rica ederek, İstanbul Ticaret Borsası için arsa talep ettim.
Uygun buldular, hazineden bedeli mukabilinde arsa verdiler. Verdikleri arsaya 25.000 m² lik modern bir Borsa tesisleri yaptırdım. Bilahare Zekeriya Temizel Bey'in İstanbul Defterdarı olduğu zaman yine Başbakan Turgut Özal Bey'den rica ederek hazineden bedeli mukabilinde 140.000 m² lik büyük bir arsayı Borsaya satın aldım.
Son arzum bu arsa üzerine İstanbul Ticaret Borsası'nın adını taşıyacak bir Üniversite kurmaktır. Hiç kimseye yük olmadan bu eseri yapmak için İstanbul Ticaret Borsasının dar bütçesinden bugüne kadar yirmiyedi trilyon para biriktirdim. Bu para bugün bankalarda hazır duruyor. Yani inşaat bedeli şu anda hazır durumdadır.
Yine İstanbul Ticaret Borsası adına hazineden bedeli mukabilinde dört bin küsur metre Unkapanı'nda bir eski değirmen binasını aldım. Buraya eski eserlerden projelerini yaptırdım. Üzerine Borsaya ait bir kültür merkezi yapılacaktır.
Ticaret Borsasını ve Borsacıları çok sevdim. Eminönü Unkapanı arasında ticaret yapan gıda tüccarlarının istimlake uğrayan dükkanlarının yerine Başbakan merhum Adnan Menderes'ten rica ederek iki çarşı kurdum. O zamanki adıyla Balık Pazarı tüccarlarını sevmiştim. Onlara ve onların çocuklarına ve onların torunlarına hizmet etmekten hep zevk aldım ve sevdim.
Sevgimin derecesini göstermek için sizlere iki misal vereceğim. Aşağıdaki salonda resmini göreceğiniz, Başbakan Adnan Menderes'in şahsen adıma imzaladığı belge ile münasebetimin derecesini tahmin edeceğiniz gibi milletvekilliği teklifine karşı, Borsada kalmama müsaade etmelerini rica ve istirham ettim.
Ve yine çok hürmet ettiğim ve takdir ettiğim merhum Turgut Özal'ın milletvekilliği talebine Borsa Başkanı olarak kalmama müsaade etmelerini rica ettim.
Borsacıları hep sevdim. Balık pazarı tüccarını hep sevdim. Onlar kıt kanaat geçinen şehrin diğer yerlerindeki tüccarlardan çok daha farklı bir zümreydi. Onları çok sevdim. Onlara hizmet etmek bana zevk verdi.
Bu iki misalde de belirttiğim gibi onlara hizmet etme isteği, milletvekilliği tekliflerine daha üstün geldi. Gitmedim ve burada kaldım.
Çok mutluyum. Ömrümün sonunda sizin gibi değerli kardeşlerimin bana gösterdikleri yakınlık, benim ne kadar haklı olduğumu bana göstermiştir.
Burada bir konuyu daha sizlere ifade etmek istiyorum.
"Elli iki yıl herkesle dost kalarak, kavga etmeden yaşamak mümkündür, misalini ben size gösteriyorum."
Hepinize teşekkür ederim.